Make your own free website on Tripod.com
Romatizma
Artrit (eklem ağrısı) nedir, çeşitleri nelerdir?

Artrit’ in birçok farklı şekli vardır. Hastalık fizikseldir fakat duygusal etkileri de vardır. Hayat kalitesini artırmak için, tedavide kullanılan ilaçlar, sosyal destek, eğitim ve mümkün mertebede bedensel aktivitelerle (egzersiz) birleştirilmelidir.

Artrit genel anlamda eklem iltihaplanmasıdır (joint inflammation). Eklem iki kemiğin birleştiği yerdir. Normal bir eklemde, kemik uçları kıkırdak (cartilage) ile kaplıdır. Kıkırdak, düz, kaygan bir yastık gibi olup kemiği korur ve hareket halinde iken sürtünmeyi azaltır. Sert bir kapsül, eklemi kaplar ve lubrikatif bir sıvı üretir. Ligamenler eklemi destekler ve çevreler, kemikleri birbirine bağlar, ve aşırı hareketi engellerler. Eklemin her iki tarafındaki kemiklere bağlı kaslar yer alır. Tüm bu dokular (kaslar, kapsül, ve ligamenler) iltihaplanmadan yani atrit'ten etkilenebilirler.

Eklem iltihaplanması sürecinde şişme, kızarıklık, ve ağrı görülür. Bütün bunlar vücudun enfeksiyonla (bakteriyle) savaşmasında meydana gelen doğal etkilerdir. Eklem zedelenmesi, bir travma sonucu yada yaşlanma sürecindeki yırtılma ve eskime sonucu oluşabilir. Fakat, artrit'in birçok şeklinde, zedelenme nedeni, kontrol edilmemiş enfeksiyonlardır ve vücudun bağışıklık sistemi kendi dokularına saldırır. Bu tür hastalığa "autoimmune" hastalığı denir.

Artrit (arthritis) 100 den fazla romatik hastalığı içine alan genel bir terimdir ve bunların çoğu hayat boyu sürer. Romatik hastalıklar eklemleri, kasları, bağlayıcı dokuları (connective tissues) etkilerler ki, bunlar da vücudun diğer yapılarını (kirişler (tendons), kıkırdak, kan taşıyıcıları ve iç organlar) teşkil eder yada desteklerler. Artrit 'in bir çok türü için kullanılabilecek çeşitli ilaçlarmevcuttur.

Artrit'in bir çok çeşidi olduğu için, teşhis ve tedavi aşamaları oldukça uğraş gerektirir. Teşhiste dikkat edilmesi gereken bir nokta, bir kişinin birden fazla artrit türüne sahip olabileceğidir. Kronik hastalarda zamanla farklı farklı şikayetler görülebilir. Hastalığın tekrar ortaya çıkmasına "alevlenme" denir. Uygun tedavi yöntemi, doğru teşhise, ağrının şiddetine ve bölgesine, ve kişinin özelliklerine göre değişik olabilir. Fakat tedaviye başlamak için son teşhisin konulmasının beklemek gerekmez. Çünkü artrit'in bir çok türü için kullanılan tedavi yöntemi birbirine benzer ve genellikle bunlar anti-inflamatuar ilaçlardır. Eklem zedelenmesini önlemek için tedavi mümkün olduğunca erken başlatılmalıdır.

Tedavi:

Tedavide kullanılan ilaçlar iki grupta toplanabilir: anti-inflamatuar ilaçlar ve hastalık-değiştirici ilaçlar. (Fakat artrit türüne ve kişinin özelliklerine göre, tedavide bir çok diğer ilaçlarda kullanılabilir.)

Anti-inflamatuar ilaçlar, vücudun prostaglandin üretimini yavaşlatmak amacı ile kullanılırlar. Prostaglandinler, inflamasyon (iltihaplanma) sürecinde önemli bir role sahiptir. Bunların üretimi yavaşlatılarak iltihaplanma da azaltılabilir. Anti-inflamatuar ilaçların çoğu, az dozajlarda, analjezik ve ağrı kesici özelliktedir. Artrit tedavisi için yeterli anti-inflamatuar aktivite görülebilmesi için, genellikle uzun süreli ve yüksek dozda anti-inflamatuar ilaç kullanımı gereklidir.

En yaygın anti-inflamatuar ilaç asprindir. Steroid içermeyen (non steroidal) anti-inflamatuar ilaçlar da (NSAIDs) ağrı ve inflamasyona karşı kullanılabilir. Fakat bunlar bazı gastrointestinal yan etkilere sahip olabilirler. Bu ilaçların üç tanesi onaylanmıştır: ibuprofen (Advil, Nuprin, Motrin vb.), naproxen sodyum (Aleve), ketoprofen (Actron, Orudis). Bu ilaçlar bir doktor onayı olmadan kesinlikle kullanılmamalıdır.

En güçlü anti-inflamatuar ilaçlar corticosteroidlerdir. Bunlar cortisone (kortizon) hormonunun yapay türüdür. Genellikle ağızdan verilirler, fakat iğne olarak da injekte edilebilirler (ağrıyan eklemlere direk olarak). Corticosteroidler genellikle hastalığın "alevlenme" döneminde ağrıyı dindirmek için kısa dönemli olarak kullanılırlar. İyileşme oldukça fazladır, fakat bu ilaçların uzun dönemli kullanımlarında, kilo alma, yüksek kan basıncı, ve kemik ve deri incelmesi gibi yan etkiler oluşur.

Hastalık-değiştirici ilaçlar, hastalığın sürecini yavaşlatıcı etki yaparlar (özellikle romatoid artrit yada lupus erythematosus gibi autoimmune hastalıklarında). Bu ilaçların işe yarayıp yaramadığını anlamak bazen haftalar yada aylar sürebilir. Bu bekleme süresinde anti-inflamatuar (NSAIDs) ilaçlara devam edilmelidir. Altın tuzlar (Gold salts) 60 yıldır romatoid artrit tedavisinde kullanılmıştır, fakat kimse bu tedavinin neden işe yaradığını bilmemektedir. Penicillamine, methotrexate, ve antimalarialler (örneğin hydroxychloroquine) diğer hastalık-değiştirici ilaçlardır. Daha etkili ilaçlar aşırı ağrılı durumlarda kullanılırlar.

Çoğu artrit hastasının ameliyat olmasına gerek yoktur. Fakat bazı aşırı durumlarda ameliyat ağrıları dindirerek ve hareketliliği artırarak daha iyi bir yaşam kalitesi sağlayabilir. Ameliyatla, hasar görmüş yada kronik olarak iltihaplanmış dokular yada tüm eklem tamamen yenilenebilir. Yapay yerleştirme de mümkündür.

Geçmişte, doktorlar artrit hastalarına egzersizden kaçınmalarını ve istirahat etmelerini tavsiye ederdi. İstirahat önemlidir, özellikle "alevlenme" döneminde. Fakat hareketsizlik sonucu kaslar zayıflar, eklemler sertleşir, ve güçsüzlük başlar. Artık doktorlar dengeli egzersiz ve dinlenme tavsiye etmektedirler. Egzersiz fisiksel ve psikolojik yararların yanı sıra iyi hissetme ve daha düzenli uyku sağlar.

Bazı doğal ilaçlar, örneğin bal yada sirke gibi, zararsız görülebilir. Fakat, eğer bunlar alınırken doktor terapisi bırakılırsa, tehlikeli olabilir. Diğer yandan dimethyl sulfoxide (DMSO) solventi de oldukça tehlikeli olabilir. Artrit'te gözlenen iyileşmeler ve bozulmalar, yenilen yiyecekler ile hastalık arasında bir ilişki kurmayı zorlaştırmaktadır. Bilim adamları daha yeni yeni beslenme alışkanlıklarının artrit üzerine etkilerini araştırmaya başlamışlardır. (Sadece gut (gout) türü artrit'de belirli besinlerin faydalı olduğu saptanabilmiştir).

Araştırmalar:

Hastalığın çıkış sebebi ve hasar verme süreci daha iyi anlaşılabilirse bu sayede yeni tedavi yöntemleri gelişebilir. Soy, birçok artri türünde önemli bir faktör olmaktadır. Kalıtımsal olarak bu hastalığın yayıldığından şüphe edilebilir.

Immünoloji ve iltihaplanma sürecinin anlaşılması ile de tedavi yöntemleri gelişecektir. Araştırmacılar TNF-alfa proteininin etkisini engelleyebilen bir ilaç geliştirmişlerdir. TNF-alfa eklem zedelenmesindeki reaksiyonlardan sorumlu inflamatuar bir proteindir. Kısa dönemli denmelerde bu ilaç, romatoid artrit hastalarının şikayetlerini azaltabilmiştir.

Bu sonuçlar sevinç vericidir. Asıl amaç artrit'in ilk çıkış sebebinin bulunmasıdır. Yani vücudun bağışıklık sisteminin neden harekete geçerek kendi dokularına saldırdığının tespit edilmesidir.

En Yaygın Artrit Türleri:

100 farklı artrit türünden en yaygın olan türleri şunlardır:

Osteoarthritis:
Bir eklemdeki yastık görevi gören kıkırdak kırıldığında oluşur. Genellikle ayaklar, dizler, kalçalar ve parmaklar etkilenir. Hastaların çoğu 45 yaşın üstündedir. 65 yaşın üstündeki artrit hastalarının hemen hemen yarısı bu türdendir.

Rheumatoid Arthritis (Romatoid Artrit):
Bağışıklık sistemi eklemlerdeki sinovial zarlara (synovial membrane) saldırır. Eklem zedelenmesi oldukça fazla olabilir. Tüm vücudu etkiler ve yorgunluk, kilo kaybı, anemi gibi etkilerin yanı sıra, akciğerleri, kalbi ve gözleri de etkileyebilir. Kadınlarda görülme olasılığı daha yüksektir.

Gout (Gut):
Genellikle ayak baş parmağında ani ve şiddetli saldırılara neden olur, fakat diğer eklemlerde etkilenebilir. Bu metabolik hastalıkta, kanda ürik asit ve eklemlerde ve diğer bölgelerde kristal formlar görülür. İlaçlar ve etkili bir perhizle gut kontrol edilebilir. İlk olarak genellikle 40-50 yaşlarında görülür. Gut tedavisinde, diğer artrit ilaçlarının yanında, kandaki üric asit düzeyini azaltan ilaçlar da kullanılabilir.

Ankylosing Spondylitis:
Omurga (spine) bölgesini etkileyen kronik bir inflamatuar hastalıktır ve omurga sertleşmesine neden olabilir. Hastalığı görülen kişilerin çoğunda HLA-B27 genetik işaretleyici olduğu görülmüştür. Genellikle 16-35 yaş arasında ve daha çok erkeklerde görülür.

Juvenile (çocuk) Arthritis:
En yaygın şekli juvenile (çocuk) romatoid artrit tir. Artrit teşhisi, tedavisi ve hastalık özellikleri yetişkinlerde ve çocuklarda farklıdır. Bazı çocuklar hastalıktan tamamen kurtulurken bazıları hayat boyu taşıyabilir.

Psoriatic Arthritis:
Kemikler ve diğer eklem dokuları iltihaplanabilir ve romatoid artrit'de olduğu gibi tüm vücudu etkileyebilir. Parmakları ve omurgayı etkileyebilir. Belirtiler çoğunlukla hafiftir fakat bazen şiddetli olabilir.

Systemic Lupus Erythematosus:
Deri, eklemler, kaslar ve bazen iç organlar etkilenebilir. Belirtiler genellikle çocuk doğurma yaşlarındaki kadınlarda görülür, fakat herhangi birinde ve herhangi bir yaştada görülebilir. Diğer isimleri lupus yada SLE dir. Hafif yada şiddetli olabilir. Kadınlarda görülme olasılığı çok daha yüksektir.

Diğerleri:
Artrit bir enfeksiyon sonucu oluşabilir. Örneğin, gonorrhea yada Lyme hastalıklarına sebep olan bakteriler artrit'e de sebep olabilirler. Enfeksiyonlu artrit önemli hasara sebep olabilir, fakat antibiyotiklerle tamamen iyileştirilebilir.Scleroderma, deri, eklemler, kan taşıyıcıları ve iç organları etkileyen sistemik bir hastalıktır. Fibromyalgia sendromu bir yumuşak-doku romatizmasıdır ve eklem deformasyonuna neden olmaz. Çoğunlukla kadınlarda görülür.

Romatik Ateş (Rheumatic Fever)
(Adult ve juvenile tipi)

Klinik tanımlama:
A grubu streptokok bakterilerinin neden olduğu bir enfeksiyondan (örneğin strep boğaz veya scarlet ateşi gibi enfeksiyonlar) sonra görülen, iltihaplı (inflammatory) ve sistemik (tüm vücudu etkileyen) bir hastalıktır. Genellikle enfeksiyonu izleyen 1-5 hafta içerisinde görülür. Etkilediği organlar beyin, kalp, eklemler ve deridir. Hem yetişkinlerde hem de çocuklarda görülebilir. Fakat çoğunlukla 5-15 yaş arası çocuklarda görülür. Romatik ateş, valf hastalıklarına ve diğer kalp rahatsızlıklarına neden olabilir. Streptokok bakterileri bulaşıcıdır, fakat romatik ateş bulaşıcı değildir.

Birçok çocukta enfeksiyonlar strep boğaz ile sonuçlanır, romatik ateş görülmez. Fakat bazıdurumlarda, streptekokal bakteri ile savaşan antibody'ler aynı zamanda kalpteki, derideki, eklemlerdeki bağlayıcı dokulara (connective tissues) ve ender durumlarda da merkezi sinir sistemine de saldırırlar. Sonuç romatik ateştir. Enfeksiyonun ilk çıkışından 2-4 hafta sonrasına kadar romatik ateş belirtileri görülmez.

Vücut saldırı altında iken, hastaların yarısının kalp valflerinde (kapakçıklarında) hasar oluşmaktadır. Steroidler inflamasyonun iyileşmesinde kullanılabilir, fakat valflerin tamiri için ameliyat gerekebilir. Strep aşamasında uygulanacak antibiyotik tedavisi romatik ateşi engelleyebilir, bu nedenle erken teşhis önemlidir. Eğer çocuğunuz soğuk algınlığı veya boğaz enfeksiyonu geçirmişse temkinli olup bir kültür testi yaptırmak yararlıdır. Eğer testte beta-hemolitik streptococcus adı verilen bakteri türü mevcut çıkarsa, romatik ateşten şüphe edilebilir. Bu durumda antibiyotik tedavisi uygulanmalıdır. Romatik ateş tam olarak kalıtımsal olarak bulaşan bir hastalık olmamasına rağmen, aynı ailenin farklı üyelerinde görülebilir. Modern ilaçlar bu hastalığı iyileştirebilir. Erken teşhis anahtar niteliktedir.

Ana kriterler:
Kalp etrafındaki pericardium'un veya myocardium'un iltihaplanması (carditis), vücudun çeşitli yerlerinde artrit iltihaplanması (polyarthritis), sinir sistemi ile ilgili bozukluk(chorea), deri altı şişlikler (subcutaneous nodules), belirgin hatlara sahip anormal kızarıklıklar (erythema marginatum).

Yan kriterler:
Geçmişte romatik ateş yada romatik kalp hastalığı görülmesi;
Eklem ağrısı (arthralgia);
Ateş;
Yükselmiş erithrosit sedimantasyon oranı, pozitif C-reactive protein (CRP), veya lokosit;
Electrocardiogram üzerinde uzamış PR aralıkları görülmesi.
Teşhis için Laboratuar Kriterleri

Romatik ateşin teşhisinde kullanılan belirli bir laboratuar testi bulunmamaktadır.Fakat, eğer yukarıda belirtilen ana kriterlerden ikisi ve yan kriterlerden de iki tanesi mevcut ise ve aynı zamanda A grubu streptokok enfeksiyonu mevcudiyeti kanıtlanmış ise romatik ateş tanımlaması yapılabilir.

Streptokok enfeksiyonun mevcudiyetinin kanıtlanması için şu önşartlar gereklidir:
1- antistreptolysin-O veya diğer streptokok antibody'lerin artmış olması,
2- Kültür testinde A grubu streptokok pozitif olması, veya yakın zamanda scarlet ateşi hastalığı geçirilmiş olması.(scarlet ateşi, streptokokların sebep olduğu ve kırmızı bir isilikle belirgin olan bulaşıcı bir hastalıktır.) Bu önşartların gözlenmediği durumlarda, romatik ateş teşhisi şüpheli olur. Bu şüpheye bir istisna Sydenham chorea veya düşük-dereceli carditis hastalığıdır. Çünkü bu hastalıkta romatik ateş ilk enfeksiyondan çok zaman sonra farkedilebilir.

Uygulanabilecek testler:
Muayenede eklem şişmesi, eklem üzerinde veya kemikli çıkıntılarda deri değişiklikleri görülür.
EKG de myocarditis (kalp inflamasyonu, kalp iltihabı) görülür.
EchoKardiogram myocarditis gösterir.
Göğüs rontgen filmine de bakılabilir.
Beyaz kan hücreleri artmıştır.(CBC testinde).
Sedimantasyon oranı (ESR, ZSR) artmıştır.
ASO ve anti-DNAase B seviyesi yükselmiş olabilir.

Bu hastalık aşağıdaki test sonuçlarınıda etkileyebilir: sayılabilir immunoglobulins (nephelometry) immunoelectrophoresis - serum complement component 3 complement blood differential

Belirtiler:
ateş,
eklem ağrısı, "artrit tipinde" (ağrıyan yer sürekli yer değiştirir, göçebe polyartrit),
eklem şişmesi,
burun kanaması,
kusma,
deri isiliği, (büyüyen, yuvarlak yada yılan şeklinde bir kırmızılık)
deri şişliği,
acayip hareketler (Sydenham chorea hastalığında),
nefes darlığı (kalp etkilenmişse),
hızlı kalp atışı (kalp etkilenmişse ve özellikle uzanırken)

Diğer belirtiler:
kas ağrısı,
iştahsızlık,
göğüste, sırtta yada karın bölgesinde isilik,
azalmış kas tonu (muscle tone), zayıflık
Vücudun bir veya birkaç kısmında sallantı (Sydenham chorea),
konuşma zorluğu (Sydenham's chorea),
öksürük,
aşırı yorgunluk.

Tedavi :
Tedavinin amacı enfeksiyonun tedavi edilmesi ve böylece ortaya çıkabilecek yeni sorunların önlenmesidir. Antibiyotikler (penisilin veya eritromisin tercih edilir) enfeksiyon ile savaşmak için kullanılırlar. Kronik yada kalıcı durumlarda uzun süreli antibiyotik verilebilir. Ağrıyı ve şişmeyi azaltmak için verilebilecek ilaçlar: asprin, anti-inflamatuar ilaçlar (anti-iltihap ilaçlar, bunun diğer bir adıda steroidlerdir, fakat steroid içermeyen anti-nflamatuar ilaçlar ve ağızdan verilen corticosteroidler de tedavide kullanılabilir) ve analjezik ilaçlardır. Doktora danışmadan bu ilaçlar alınmamalıdır. Hastalığın ateşli döneminde fiziksel aktivite azaltılmalı, ,iyileşene kadar istirahat edilmelidir. Sıvı içecekler (günde en az 6-8 bardak) tavsiye edilir. Romatik ateş hastalığı normal hale dönüp aktifliğini kaybettiği dönemde, doktor tavsiyesi ile antibiyotik tedavisine düşük dozda devam edilebilir. Böylece dışarıdan gelecek yeni streplere karşı vücut hazır olabilecek ve hastalığı daha hafif geçecektir. Fakat uzun süreli antibiyotik kullanımı doktor onayı olmadan tehlikeli olabilir.

Beklentiler:
Romatik ateşin tekrarlaması olağandır. Eklem ve kalp şikayetleri tekrar görülebilir.

Şikayetler:
artrit,
anjin,
deri hastalıkları,
anemi (yorgunluk yapan hemoglobin azalması),
ürede protein bulunması (böbrek rahatsızlığı),
Sydenham chorea.

Romatoid Artrit (Eklem Romatizması):

Romatoid Artrit (Rheumatoid Arthritis veya kısaca RA), eklemlerde ağrı, sertlik, şişme ve hareket zorluğu gibi rahatsızlıklara neden olan ve diğer organlarda da iltihaplanmalara neden olabilen kronik bir hastalıktır. Artrit (arthritis), bir veya birden fazla eklemdeki iltihaplanmaya denir.

Sebebi:
RA in sebebi tam olarak bilinmemekle beraber, hızla gelişen araştırmalar sonucu , artrit ve eklem hasarlarına neden olan imunolojik ve iltihabik reaksiyonlar bulunmuştur. Son araştırmalara göre, bazı insanlar kalıtımsal olarak RA oluşumuna eğilimlidir.

İstatistikler
Genellikle RA 20 ile 45 yaş arasında ortaya çıkar.

Teşhis:
RA in teşhisi zordur çünkü ufak belirtilerle derece derece başlayabilir. Kan testleri ve rontgen sonuçları ilk başlarda normal olabilir. Hastalığın belirtileri, etkilenen eklemler ve diğer organların (örneğin gözler, akciğerler ve deri vb.) durumu kişiden kişiye değişebilir. Diğer Artrit türleri RA nın belirtilerine benzer belirtiler gösterebilirler. Doktorun beceri ve deneyimi, doğru teşhis ve en uygun tedavi seçiminde önemli bir husustur.

Bazı teşhis kriterleri:
Altı haftadan uzun bir süre ile Artrit (eklem iltihabı) görülmesi,
Uzun süreli olarak eklemlerde sabahları sertlik olması,
Deri altında karakteristik şişliklerin mevcut olması,
Rontgende belirgin eklem aşınmalarının görülmesi,
Romatizma Faktörü (RF) adı verilen kan testinde pozitif (müsbet) sonuç alınması. Fakat RA olan hastaların %25 i bu faktörde negatif göstermiştir. Ayrıca, bu antibody (RF) romatizması olmayan kişilerde de bazen pozitif çıkabilmektedir.

Tedavi:
Son 25 yılda, RA hastaları için terapi yöntemleri oldukça gelişti. Tedavinin ana amacı belirtilerin ortadan kaldırılmasına ve hastaların normal seviyede ve kalitede yaşayabilmelerine yöneliktir.

Başarılı bir şekilde RA ile baş etmek için erken teşhis ve eklem hasarları oluşmadan önce etkili bir tedavi uygulanması gereklidir. İlk olarak, anti-inflamatuar ilaçlar kullanılabilir. Fakat, eklemlerinde kalıcı ve uzun süreli şişlikler görülen hastalar için hastalık-düzeltici ilaçlar kullanılır. Bu ilaçların bazıları şunlardır: methotrexate, hydroxychloroquine, sulfasalzine, intramuscular gold, azathioprine ve D-penicillamine. Düşük dozlu corticosteroidler belirtilerin kontrol edilebilmesi, eklem işlevini sağlamak ve hastalığın ilerlemesini yavaşlatmak için kullanılabilirler. Eğer hastalık belirtileri eklemlerin dışındaki organlarda görülüyor ise daha yüksek dozlu corticosteroidler veya diğer ilaçlar kullanılabilir. Beden hareketleri yapmak, eklem işlevinin korunması için önemlidir. Sıcak ve soğuk torbalar ile ve eklemlerin korunması ile ağrı hafifletilebilir. En iyi ve uzun vadeli tedavi için romatoloji, fiziksel terapi ve hatta ortopedi uzmanlarına ihtiyaç vardır. Eklem yenileme ameliyatı ile (özellikle kalça ve dizler için) birçok hasta iyileştirilebilmiştir.

RA in tedavisinde Romatolojistlerin rolü:
RA, romatoloji araştırmalarının en önemlilerinden biridir. Kullanılan ilaçların riski ve bu ilaçların doğru seçimi konusunda romatoloji uzmanlarına ve daha fazla araştırmaya ihtiyaç vardır.


hastalıklar